Circle, AB'den MiCA Rezerv Kurallarını Değiştirmesini İstiyor

Circle, MiCA'nın yüzde 60 banka mevduatı zorunluluğunun USDC rezervlerini riske attığını savunuyor. SVB krizi örneğiyle likidite testi talep ediyor.

Deniz Karaca Analiz

Circle, AB'den MiCA Rezerv Kurallarını Değiştirmesini İstiyor

Dünyanın en büyük ikinci stablecoin'i USDC'nin çıkarıcısı Circle, Avrupa Birliği'ne MiCA rezerv kurallarını değiştirmesi çağrısında bulundu. Şirket, 2 Ekim 2026'da yayınladığı politika belgesinde, mevcut yüzde 60 banka mevduatı zorunluluğunun stablecoin rezervlerinin riskini artırdığını ve amaçlanan etkinin tersine bir sonuç doğurduğunu savundu.

MiCA (Markets in Crypto-Assets) düzenlemesi, Avrupa'da faaliyet gösteren stablecoin çıkarıcılarının rezervlerinin en az yüzde 60'ını AB bankalarında tutmasını zorunlu kılıyor. MiCA rezerv kuralları, finansal istikrarı sağlamak amacıyla tasarlanmış, ancak Circle'a göre tam tersi bir etki yaratıyor. Şirket, bunun yerine likidite testi temelli bir yaklaşımın daha güvenli olacağını öne sürüyor ve banka iflaslarının stablecoin kullanıcılarını doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor.

Circle'ın itirazı, sadece teorik bir endişe değil. Şirket, 2023'te yaşanan Silicon Valley Bank krizi sırasında milyarlarca dolarlık rezervini riske atmıştı. Şimdi, AB'nin MiCA rezerv kurallarının aynı senaryoyu tekrarlama potansiyeli taşıdığını vurguluyor. Politika belgesinde, "Zorunlu banka mevduatları, stablecoin'lerin istikrarını artırmak yerine, banka sisteminin risklerini stablecoin kullanıcılarına transfer ediyor" ifadesi yer alıyor.

Banka Mevduatı Riski: Silicon Valley Bank Örneği

Circle'ın itirazı, 2023 yılında yaşanan Silicon Valley Bank (SVB) çöküşü deneyiminden kaynaklanıyor. O dönemde, Circle'ın USDC rezervlerinin bir kısmı SVB'de tutuluyordu ve bankanın iflası USDC'nin kısa süreliğine 1 dolar paritesinden düşmesine neden oldu. Kullanıcılar paniğe kapılmış ve milyarlarca dolarlık USDC bozdurulmuştu.

Circle CEO'su Jeremy Allaire'in önceki açıklamalarına göre, şirket o krizden sonra rezerv stratejisini değiştirdi ve ABD hazine bonolarına daha fazla ağırlık verdi. Ancak MiCA'nın yüzde 60 banka mevduatı zorunluluğu, Circle'ı tekrar aynı riske maruz bırakıyor. Şirket, 2026 yılında AB bankacılık sektöründe yaşanabilecek benzer bir krizin USDC kullanıcılarını vurabileceğinden endişeli.

Avrupa Merkez Bankası (ECB), Eylül 2026'da bu kuralı gözden geçirme sinyali vermişti. Ancak Circle, 2027'de yapılacak resmi MiCA incelemesini beklemek yerine, kuralın derhal değiştirilmesini talep ediyor. Şirketin önerisi, banka mevduatı oranı yerine günlük itfa taleplerini karşılayabilme kapasitesine dayalı bir likidite testi uygulanması yönünde.

Türk Yatırımcılar İçin MiCA ve USDC Ne Anlama Geliyor?

MiCA rezerv kuralları, Türk yatırımcıları doğrudan etkilemiyor çünkü düzenleme sadece AB içinde faaliyet gösteren platformlara uygulanıyor. Ancak USDC gibi büyük stablecoin'lerin AB piyasasından çekilmesi veya likidite sıkıntısı yaşaması, global kripto piyasalarında dalgalanmalara yol açabiliyor. Türkiye'deki kripto borsaları üzerinden USDC alım satımı yapan yatırımcılar, bu tür düzenleyici değişikliklerden dolaylı olarak etkilenebilir.

Özellikle Türk lirası karşısında değer kaybeden dönemlerde, Türk yatırımcılar USDC ve USDT gibi dolar bazlı stablecoin'lere yöneliyorlar. Bu talep, global stablecoin arzını etkiliyor. Eğer MiCA rezerv kuralları Circle'ı AB pazarından çıkmaya zorlarsa veya rezerv maliyetleri nedeniyle USDC'nin basım hızı yavaşlarsa, bu Türkiye dahil global piyasalarda likidite daralmasına yol açabilir.

Tether'ın USDT'si, MiCA gerekliliklerini karşılamayı reddederek Avrupa pazarından çekilmişti. Circle ise uyum sağlamayı tercih etti ve Temmuz 2024'te MiCA lisansı alan ilk büyük stablecoin çıkarıcısı oldu. Ancak şimdi, bu uyumun maliyetinin çok yüksek olduğunu savunuyor. USDC'nin AB piyasasındaki hacmi, MiCA rezerv kurallarının uygulanmaya başlamasından bu yana yüzde 12 arttı, ancak Circle bunun uzun vadede sürdürülebilir olmadığını düşünüyor ve düzenlemenin değişmesini bekliyor.

MASAK Kuralları ile Karşılaştırma

Türkiye'de MASAK, kripto varlık hizmet sağlayıcıları için farklı bir yaklaşım benimsedi. MASAK'ın 29 numaralı tebliğ ile getirdiği 72 saatlik bekleme süresi ve transfer limitleri, kullanıcı varlıklarının güvenliğinden ziyade kara para aklamayı önlemeye odaklanıyor. AB'nin MiCA düzenlemesi ise stablecoin çıkarıcılarının rezerv yönetimini düzenleyerek kullanıcı koruması sağlamayı hedefliyor.

İki yaklaşım arasındaki temel fark, MASAK'ın işlem bazlı kontroller getirmesi, MiCA'nın ise rezerv kompozisyonunu düzenlemesi. Türk yatırımcılar, yerli borsalarda MASAK kurallarına tabi tutulurken, kullandıkları stablecoin'lerin arkasındaki rezervler AB veya ABD düzenlemelerine göre yönetiliyor. Bu çok katmanlı düzenleyici çerçeve, karmaşık ama aynı zamanda çeşitlendirilmiş bir risk yapısı oluşturuyor.

Circle'ın Talebi Karşılanır mı?

Circle'ın MiCA rezerv kuralları değişikliği talebi, sadece bir şirketin görüşü değil. Hyperliquid gibi başka kripto platformları da MiCA kurallarının bazı maddelerinin gözden geçirilmesini istedi. Özellikle türev ürünlerin düzenlenmesi ve rezerv kompozisyonu konusunda sektör genelinde bir rahatsızlık var. Ancak AB düzenleyicilerinin, henüz uygulamanın ilk yılında böyle köklü bir değişikliğe gitmesi pek olası görünmüyor. Avrupa Komisyonu, 2027'deki resmi incelemede bu talepleri değerlendirebilir.

Banka mevduatı kuralı, AB'nin finansal sistemini güçlendirme ve bankacılık sektörüne likidite sağlama hedefinin bir parçası. Stablecoin rezervlerinin bankalara yönlendirilmesi, AB açısından finansal istikrara katkıda bulunuyor ve bankaların mevduat tabanını genişletiyor. Ancak Circle'ın SVB vakasıyla desteklediği argüman, bu yaklaşımın stablecoin kullanıcıları için sistemik risk yaratabileceği yönünde. Eğer bir AB bankası iflas ederse, o bankada tutulan stablecoin rezervleri donabilir ve kullanıcılar paralarına ulaşamayabilir.

Alternatif olarak Circle, rezervlerin yüzde 100'ünün kısa vadeli devlet tahvillerinde tutulmasını öneriyor. ABD hazine bonoları gibi araçlar, banka mevduatlarından daha likit ve daha düşük riskli kabul ediliyor. Ancak bu öneri, AB'nin kendi bankacılık sistemine likidite sağlama hedefiyle çelişiyor. AB düzenleyiciler, stablecoin rezervlerinin Avrupa içinde kalmasını ve yerel ekonomiye katkı sağlamasını istiyor.

Sonuç olarak, Circle'ın talebi kabul edilmese bile, MiCA'nın ilk yıllarındaki uygulaması yakından izleniyor. Stablecoin piyasası, düzenleme ile yenilik arasındaki dengeyi bulmaya çalışıyor. Türk yatırımcılar için önemli olan, kullandıkları stablecoin'lerin hangi düzenleyici çerçeveye tabi olduğunu bilmek ve rezerv kompozisyonlarını takip etmek. MiCA rezerv kurallarının gelişimi, global stablecoin piyasasının geleceğini şekillendirecek.

Yasal uyarı Coinliva’da yayımlanan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; yatırım ya da finansal tavsiye niteliği taşımaz. Kripto paralar yüksek oynaklığa sahiptir ve risk içerir. Doğru ve güncel veri sunmaya çalışsak da bazı ayrıntılar zamanla değişebilir. Finansal bir karar vermeden önce kendi araştırmanızı yapın.